Olmayan Rüzgarda Uçurtmasını kaybeden adam !

univercity etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
univercity etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Smmm Staj Başlatma Ders Notları

Cuma, Temmuz 03, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok

Smm staj başlatmak için bayağı çabalayan arkadaşlar var. Bende bu sınava ilk kez gireceğim açıkcası kaynak konusunda internette çok birşey bulunmuyor.  Mali müşavir olup köşeyi döneceklerini düşünen kesimde çok . Bunun için 10-15 yıl vermek gerekiyor ve kocaman bir çevre. Yeni yasalarla sorumluluğa boğulmuş bir meslek ayrıca..

İnsanlık , Hitler ve Eğitim ..

Salı, Kasım 13, 2012 Yazar: ters LALE... , , Yorum yok

Almanya’da bir lise müdürü, her eğitim öğretim yılı başında öğretmenlerine şu mektubu gönderirmiş.

“Bir toplama kampından sağ kurtulanlardan biriyim. Gözlerim hiçbir insanın görmemesi gereken şeyleri gördü. İyi eğitilmiş ve yetiştirilmiş mühendislerin inşa ettiği gaz odaları, iyi yetiştirilmiş doktorların zehirlediği çocuklar, işini iyi bilen hemşirelerin vurduğu iğnelerle ölen bebekler, lise ve
üniversite mezunlarının vurup yaktığı insanlar.

Staj ile Gelen Araştırma ; Necip Fazıl Ve Dersim...


Bu Yaşananlar Bucak Hikmet Tolunay Myo   Personel İşleri odasında Geçmiştir. İnkar Etme hakkı vardır .  Halil İbrahim Demir , ve İki Demli Çay şahidimdir :)
Staj yapmadan dgs ile kıytırık Paü kazandıktan sonra okuluma mezuniyet kağıdımı almaya gittiğimde binbir sorunla staj dosyamı netten indirip iki üç değişiklik ile danışman arama telaşıyla bir şekilde onaylatmam gerekiyordu. ya kayıt olamayacak yada boşuna kazanmış olacaktım. neyse ki bir kaç prosedür nasihat filan en son danışman Halil İbrahim Demir'in yanında buldum kendimi. Önce bana bakıp onaylamayacak gibi yaptı tırsmadım değil , aslında korkulacak adam da değildir ama herkes korkar.

Staj defterinde Denizli yazısını görünce ilk baktı lan sen Tuncelili değil misin diye başladı mırıldanmaya. yok orada yaşıyorum şimdlik ama Dersimliyim deyince de anlat bakalım Dersim ile ilgili ne biliyorsun çok okudun mu bu konuda dedi. Sizin bir tez ile ilgili okuduğunuz dan daha çok kitap okudum dedim. Başladım anlatmaya , pülümür çayının kan akmasından , hozatta kadın ve cocukları kurşuna dizmeleri , insanları mağarada zehirlemelerinden bahsettim. Kafasını kaldırdı staj dosyama bakmadan birer birer sayfaları değiştirdi.

Hayaller,kurgular ve Bu Gün !

Cuma, Eylül 09, 2011 Yazar: ters LALE... , , , , , Yorum yok

2 yıl once bugünler Öss sınavı açıklanmış ben yazmışım Muhasebe. Neden yazdığımıda bilmiyorum o donem dgs yazar giderim diyorum ama ne kadar gerçekciyim o zaman bilmiyorum bugun belki onu daha iyi görebiliyorum. Ek yerleştirmeler açıklanır bir bakarım istediğim çoğrafyalar , sosyal bilgiler benden daha düşük puanlara giren olmuş ulan kara kara düşünür kendi eşşekliğime yanarım . O ara özge ablayla mesajlasır dertleşirim. Hani herkes küçümser ben küçümsemekten değil istediğim yere gidememekten yanarım da yanarım gözlerim dolar... Ne olacak ne edecek o gün büyük bir laf ederim. Dgs girerim sonra birde aöf 3 den devam 3 diplomam olur diye . ancak dandik bir bölüme girmenin verdiği gazlamı yaparım bilmiyorum

Akademik özgürlük mü dediniz ?

Bu ülkede özgürlüğü konuşmak Üniversitelerde bile olsa zordur. Hiç oldu mu derseniz sanırım özgürlük kavramı bizim ülkemize yabancı. Pek de yerlileştirebileceğimizi sanmıyorum. Bu zihniyetin devam etmesi özgürük bi yana akademilerin kendi amaçlarına aykırı davranmaları bi bakıma kendi kendilerini kaybetmelerine neden olacak gibi geliyor bana ! Akademiler her fikrin tartışıldığı her türlü  farklılığı sağlandığı bilimin temeL alındığı eğitim kurumları olmaları gerekiyor.

(Akademi,(Yunanca Ἀκαδημία) en geniş tanımıyla yükseköğrenim kurumu anlamına gelir. Günümüzde bilim, edebiyat ve sanat konularını tartışmak için bir araya gelen üyelerin oluşturduğu kurumlara da akademi denir.) (bknz: wiki)

Akademik özgürlük meselesi diğer ülkelere nazaran bizde daha farklı açılardan ele almak gerebilir. Ülkemizde 80 darbesinin izlerini yansıtan belkide en büyük  kurum YÖK'tür.Diğer ülkelerde YÖK denilen kuruma kavrama rastlamak pek mümkün değil.Kısa bir araştırma yaptım bu konuda . Yök denilen yani yüksek öğretim kurumları üzerinde belirleyici, baskı kuran bir otorite yok.