Olmayan Rüzgarda Uçurtmasını kaybeden adam !

Türklerin Periscope ile İmtihanı

Pazartesi, Ağustos 03, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok
Periscope Maceraları ...

Geçenlerde telefonumda yüklü olupta pek hiç kullanmadığım uygulamaları bir bir silerken Periscope uygulamasına rastgeldim. İndirdim ama kullanmamıştım bi ara merakla indirip du bakalım diye atladığım bir uygulamaydı. Dün evde canım sıkılmışken bir gireyim dedim biraz da bağımlılık yaptı desem yeridir. Gezide stream tv gibi birşey. Hani bir daha gezi olursa zello gibi, stream.us gibi işimize yarayacağını düşünüyorum. Aslında farklı insanlar farklı yaşamlar görmek için girdim. Dünyadaki ve türkiyedeki canlı yayın yapan insanlara denk geldik. Neler yoktu ki Meme var meme diyenler, izleyin, soru sorun diyenler saz çalıyom dinleyin diyenlere kadar...

Neden bilmiyorum bizim kadınlarımız hakaretleri sindirmişler sanırım. Soruyorsun sana küfür ediyorlar rahatsız olmuyor musun onların cevabı bende onlara küfür ediyorum ne rahatsız olacağım demek oluyor. Bazıları blokluyor vs vs. Genelde bir kadının yaptığı yayınlar yüzlerce insan tarafından izleniyor. birçoğu kalkıp meme yok u meme demekten öteye geçemiyor. Meme meme dedikçe bazılarının hoşuna gidiyor ha bunu kalkıp sokakta yapsan döverler ama Periscope içinde yapınca gülüp geçiyorlar. Türlü türlü insana rast geliyorsunuz.

13-14 yaşında küçüçük kızlar canlı yayın açıp oralarını buralarını ifşa ediyorlar üstüen üstük kendi kimlikleri ile bunu yapıyorlar sanırım gelecekte olacaklardan pek haberleri olmuyor. Bazılarında arkada kızım gel yemek ye diye sesler geliyor tamam anne diye de söylenişler..

Bazı insanların evlerine, okullarna , hadi soru sorayımcıların hayatlarına konuk oluyorsunuz bu yayınlarla. Bazıları sanki cnn de yayın yapıyormuş edasında,  bazıları ise hareketleri ile cool havalar içerisindeler.

Saatlerce yayın yapacakalr sansanızda yayınların ömrü 4-5 dakikayı geçmiyor ilk dakikalar ilgi fışkırması yaşasalarda sonradan bu ilki aynı şekilde sönüp kalıyor. İki üç kişinin izledi yayınlarda bile insanlarda bir ahmet hakan havası oluyor..

İnsanları gözlemlemek için iyi bir uygulama. Yabancı insanlar dertleşip hayat üzerine konuşabiliyorlar, olayları aktarabiliyorlar. Ama bizde ya maç muhabebti ya buramı açıyorum gelin yada meme var mı memeciler. Bu kadar büyük düşünüyoruz. Süper gençliğiz muazzam yani o derece..

Sıkıldığımda artık insanları izliyor gözlemliyorum ..


Kendinize iyi bakın cuT!

Kızıloğlu Mobilya Yenilendi

Cumartesi, Ağustos 01, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok

Kızıloğlu Mobilya Web sayfası yenilendi. İsmail bey'e teslim edildi. Arama motoru optimizasyonu, gelişmiş galeri, tam ekran tema ve içeirk yönetim sistemi ile birlikte. Denizlide iseniz evinize mobilya mı lazım girip sitemizdeki yüzlerce ürünü de inceleyebilirsiniz. Ben yaptım diye demiyorum güzel oldu güzel :))

KIZILOĞLU MOBİLYA 

Kendi Blogunu Yazmak

Cumartesi, Ağustos 01, 2015 Yazar: ters LALE... , Yorum yok

Eskiden beri herkesin kendini bir anlatma çabası vardır. Biraz dünyaya seslenme , heyo heyo buradayım ben diye biraz belli etme çabası. Eskilerdeki günlüklerin sanal aleme taşınmış birazda kamyonla ziyaretçi bırakılmış hali de denebilir.

bir hikaye : Eyvallah!

Pazar, Temmuz 19, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok
Şems Tebrizi'den bir hikaye.

“Bir gün bir dergâhın şeyhi, kendini din yoluna adamış bir dervişini çağırır. Şeyh, dervişine abdest almak istediğini ve bir ibrik ılık su getirmesini söyler.

Derviş gidip bir ibrik ılık su getirir. Şeyhin avucunun içine döker derviş. Şeyh: “ ben senden ılık su istemiştim, sen bana buz gibi su getirmişsin. Git bana ılık su getir.” Der. Derviş içinden söylene söylene gidip ılık su getirir. Tekrardan şeyhin avucuna bir miktar su boşaltır ibrikten. Şeyh “ Dervişim ben senden ılık su istedim, sen bana kaynar su getirmişsin. Git bana ılık su getir der. Derviş geldiği yere doğru yönelip söylene söylene tekrardan gidip su getirir. Şeyhin avucuna suyu döker ve o sırada da söylenmektedir. Şeyh kafasını yerden kaldırmadan dervişe “ Ben bir Allah’ın kuluyum ve sen daha bana sabır gösteremiyorsun. İçinden dünyanın küfrünü ediyorsun. Ben seni nasıl bu dergâhta tutabilirim. Sen, bu sabırla derviş olamazsın. Topla eşyalarını ve var git yoluna. Yolun açık olsun.” Der. Derviş bunları duyduktan sonra şeyhinin onu sabır sınavına tabii tuttuğunu anlar ve özür diler ama iş işten geçmiştir. Şeyh, dervişi affetmez. Velhasıl derviş yollara düşer. 

bir pikaçu geçti , doğrularla yalanlarla...

Pazartesi, Temmuz 13, 2015 Yazar: ters LALE... , , Yorum yok


Bir insan ya gitmek ister ya da kalmak...
Gidenler üzüntüyü çarşaf yapıp üzerine yatar ve o çarşafın üzerinde bin bir zevk içinde hayatla sevişir...
Kalanlarsa vasat hayatlarını, bir ürünün taban ve tavan fiyatlarına benzeyen taban ve tavan duygular içinde yaşayarak yerleşik düzenin sokak lambaları haline gelir...
Hakan Günday - Zargana

Not : bu bir saçmalama yazısıdır. Ciddiye almayın. 

Açıklaması olmayan ayrılıkların başlangıçları vardı zamanımın kollarımda. Sanki hep yaşamam gereken bir kadermişçesine. Sanki her güzel günden sonra birer kötü gün geçirmek zorundayız. Yada her güzel günün bir sonu var bunu farkeder olmuşum.. Hayatta mutlu eden herşeyin geçici olduğu herşeyin bir çıkar çubuguna asılı kaldığını hala anlamamakta ısrar eder vaziyetteyim. Bu hale nasıl geldim nasıl başardım açıkcası onu da bilmiyorumç Herşey geçer derken aslında herşeyi her sabah üzerinden onlarca kez geçip unutamamak neden ki?

Bizim Büyük Çaresizliğimiz!


Bizim büyük çaresizliğimiz Barış bıçakcının bir romanı. Bu aralar kitabı e reeder veya telefondan okumak daha bir cazip geliyor bana. Gece uyurken uzanırken sağ sola dönmeden rahatça elimde okuyup üzerine not almak tembellikten olsa gerek iyi geliyor :)

Şikayet Var Kurnazlığı !

Cuma, Temmuz 10, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok


Şikayet var her ne kadar tüketiciye yönelik bir site olarak gözüküyorsa da aslında birçok firmanın da düşmanı. İlk zamanlar firmaların bu siteye düşman olmalarının normal olduğunu düşünüyordum. Hali hazırda sanal alemde firmalar hakkında birçok konuda bilgi alabildiğim bir kaynak idi. Bunun buradan şuanki farklı düşünme boyutuna getiren olay ise şimdiki çalıştığım firmada başıma geldi. 15 Adet şubeli bir imalat fabrikası olarak çalışıyoruz. 200 kadar çalışanımız var bunları kontrol etmek gerçekten zor.

kendi çeperini yırtma çabası ...

Çarşamba, Temmuz 08, 2015 Yazar: ters LALE... Yorum yok




iple çekmek

ölümü.

ipini çekmek

hayatın.

İnce ve iyi  bir insan olmak benim için çok önemliydi. Artık pek halim kalmadı, Bununla başa çıkmakta hayli güçlük çekiyorum. Bir ışığım varmışcasına ışığımı kaybetmiş gibiyim. Başa çıkılmaz bir gitme isteği oluştu. Kendi çeperi mi yırtıp gitmek.