Olmayan Rüzgarda Uçurtmasını kaybeden adam !

Ceviz Fidanı ile Geleceğe Yatırım Yapın.

Salı, Haziran 28, 2016 Yazar: ters LALE... Yorum yok
Geleceğin işi olarak görünen bir kaç iş bulunuyor dünyamızda. Gittikçe robotlaşan, sanayileşen dünyada üretimin toprağın önemini çokda geç olsa anlamaya başlıyoruz. Geleceğe en basit ve en kolay yoldan yatırım yapmak isteyenler için bir diğer yol ise tarım. Bunu Ceviz Fidanı alarak 2-3 günde biraz sulayarak yapabilirsiniz.

Bir masal, Bir ömür..

Pazartesi, Şubat 29, 2016 Yazar: ters LALE... , Yorum yok
Bilirsin artık inanılacak bir şey değildir masal ama sen inanırsın çünkü yaşamışsındır o masalı bir insanda.


Sen bir kere gittin,bense her gün uğurluyorum der ilhan berk abimiz. Sanki benim ki de öyleydi. Elimizde patlamış bir balon gibi kaldı. 10 yıl oldu o balonu alalı. Çok güzel günler geçti, kötü günleri hatırlamadık sanki. Her yeni gelen gün yeni güzellikler getirsin diyeydi bütün çabam.

Sevgi En Büyük İhtiyaç

Pazartesi, Şubat 15, 2016 Yazar: ters LALE... , , Yorum yok


Sevgili nedir ? İhtiyaç mı , boş zamanlarını geçirdiğin kimseler mi, yoksa iş olsun diye beraber geçirilen zamanlar mı ? Sevgilisiz yaşayamam, bunalıma girerim ölürüm diyen tipler de yok değil bu zamanlarda.


Sevgi günümüz toplumunda tüketiminde içine girmiş, tükettiğimiz nesneler haline gelmiş gibi. Sizin birine sarılma ihtiyacınız, egonuzun okşanma isteği ve hatta sevişme dürtünüz doyurulmak bilmiyor. Sürekli bir tüketim döngüsü içerisindesiniz. Yaşam bunu dayatıyor olabilir ancak her dayatılan şeyi kabullenmek ne saçma sapan şeydir.. Sevgiyi'de güzellikleride tüketerek devam ediyoruz.


Herkesin çocukluğunda oynadığı (en azından 90 kuşağının) mario vardı hatırlarsınız. Prensesi kurtarmak için yapmadığı şey yoktu. Bazen düşünürdüm o prenses neden kıymetliydi diye. Düşündüm sonra mario 8 bölüm aşıyorudu prensesi kurtarmak için. Sonra birde bölüm sonundaki canavarla şavaş dur ne yorucu... Her denemede prenses başka bir kaleye geçiyordu, bazense yüzünü görmek imkansızlaşıyordu mario için.. Hey gidi mario..


Ama şimdi ki modern dünya ya bakıyoruz; Herkes kendi karşı cinsiyle yaşadığı yaşamı bir şekilde halka arzı endam etme peşinde . Eskiden birbirinize resim gönderirken bile titreyen eller sosyal medyada durmadan ateş edercesine gönderilip duruyor. Samimiyetsiz yorumlar, gelen bol bol likeler vs vs.. Biz marioda böyle mi gördük :) prensese 1 bölüm sonra ulaşılsaydı böyle mi olurdu ?

Bazen yaşadıklarımı düşündükçe ne mide ne kafam kaldırmıyor. Bir çözüm arayıp duruyorum. Bulduğum gün o formulü halka arz edeceğim. Beynin kalbe karşı kazandığı günü görebilecekmiyim oda meçhul.

Hayatın merkezine sevgiliyi değil sevgiyi koyduğumuz gün kazanacağız belki.Sevgili olması gerektiği için edinilen bir şey değildir çünkü. kıymetli ve zor bulunan bir şeydir, bunu bilir bu insan. sırf yoksunluk hissetmesin diye o kelimenin anlamını eksiltecek ilişkilere girişmez. Girişmemeli..
Ama öyle olmuyor hayatta. Hala sevebilenlere selamlar..

Kendinize iyi Bakın Cut!



boşluk

Perşembe, Ocak 07, 2016 Yazar: ters LALE... Yorum yok
bize ait olmayan dünya burası. kendinle savaşın en şiddetlisi yaşanan..

Bir arayış belkide. Elinizden alınanların, birer birer gidenlerin kaybedilen kaybettirilen değerlerin dönüp dönüp aynı yerlerde sürekli bir aranması da denebilir. İnsan kendi kendini yenebilir mi bilmiyorum. Kendimi ne zaman yendiğimi düşünsem birşeylerimi daha kaybettiğimi düşündüğüm olmuştur bol bol. Artık sigaranın da tadı yok sanki. İçilen çayların, kahvelerin modası geçmiş gibi. Eski bir zamanda kalmak mı yoksa gelecekte ki ben ile bir savaş mı bilmiyorum..

Sorular, sorular...
25 yıl koca koca geçen mi yoksa sürekli üzerimize doğru daralan bir zaman yanılsaması mı. Belki de dünyada küçücük bir su birikintisi bile değil. 

Zamanın geçmediğini, geçen birşeyin bizler olduğunu anlamam da bayağı geç oldu. 

Beklemek ile geçti zaman . Bekleyemeseydim sanki hiç geçmeyecekmiş gibi. 

Farklılaştım, farklılaştık belki de. Ben ben olmaktan vazgeçtim yada vazgeçirildim. Bilmiyorum. Susunca herşeyi anlatabildiğimi düşündüğüm zamanlarda yaşıyorum. Her adımda birşeyler kaybeder haldeyim. Neredeyim ben. Her aramanın bir sonucu olduğunu sanırsınız. Her bulduğun sonuç doğru bile olsa tatmin etmez artık seni.

Aramanın bile kurtaramadığı bir cehennem sanki...

Tutunma !

Cuma, Kasım 20, 2015 Yazar: ters LALE... Yorum yok
Düşekalka yola devam etmeye çalışırken her seferinde tekrar tekrar düşmeye alıştık sanki. Hayat sürekli bir tutunmak birşeylere. Daha çocukken başlar insan tutunmaya anne kucağında. Belki bir zamanlar koşmak saklanmaktı en güzel düşler.  Düşler düş olmasaydı eğer..

Tuttuğun şeylerin elinde kaldığı zamana tutunamadığımız bu yılları yaşarken bir çabadır sürüp gidiyor. İnsan dışında herşeye tutunmanın serbest olduğu bir iklim.. Yıllara, zamana tutunduk tekrar tekrar. Dost muhabbetlerinde nefes alır gibi olduk. 

Biz kendimizden gittik..

Sen gittin

Biz gittik 

Blojen nedir?

Çarşamba, Eylül 09, 2015 Yazar: ters LALE... Yorum yok

Blojen bir internet blogu her telden yazılar olan ve yazılar ziyaretçi çekmekten öteye insanlara bilgi vermeyi amaçlayan zaman zaman benimde yazdığım güncel hayata size yardımcı olacağınızı düşündüğünüz her konuda bir takım fikirler bilgiler ile doldurmaya çabaladığımız blog gibin bişeyç


Güncel Bilgi Tıklayarak ulaşabilirsiniz.

hep bir çaba..

Pazartesi, Ağustos 24, 2015 Yazar: ters LALE... Yorum yok
hep çağrılmadan gittim ben, vakitsiz ve ardı ardına. şaşırtmak adetim oldu. şaşkın bakışlar bazen daha fazla mutlu etti beni. dünyaya da gelmek bir sürprizmiş benim için . gelmem bir sürpriz bir şeyleri unutturmak adına gelmişim. gelirken tabiki gene kimse sormamış hayatlara girmiş bazen mutluluk bazen acı getirmişim. ben yapmışım bütün bunları :).

bütün çaba yalandan uzak basit bir yaşamaktı hep. o açıdan dünyada yaşamaya insanlara bir şey vermeye çalıştık hep oldu mu olmadı mı bilmiyorum ama hep aksilikler peşi sıra geldi ardımızdan. elimde bir şeyler yokken savaşlara girdim. kaybedeceğimi bildiğim dünyalar da sürprizler peşindeydim hep. kendime bile kefil olamayacağım günler geçirdim. şarj aletimi gene evde unuttum yapmam gerekenleri gene yapmadım. herkesin yapması gerekenleri yapmak saçma geldi hep. farklı şeyler denedim herkes mutluluğu yalanlarla süslerken saf halini yaşamak istedim. oldu mu olmadı. bile bile devam ettim buna. unutamayacağımı bildiğim şeyleri her gün her gün tekrar tekrar unutma çabasına girdim. çok yaratıcı olamadık belki.

hayatta yaratıcı olamadı ki..

kendinize iyi bakın cut !

Filler tepişir çocuklar ölür..

Cuma, Ağustos 14, 2015 Yazar: ters LALE... , , Yorum yok

Bu ara o kadar çok sorunum, projem ödevim vardı ki yazasım değil yazacak vaktim bile yoktu aslında.
Ağrı diyadinde 13 Ağustos 2015 sabah saatlerinde valiye göre terörist olan 15-16 yaşlarında fırında çalışan iki çocuk öldürüldü. Görünce yok ya gene mi dememe gerek yok hergün bir bir ölüyoruz aslında. Bu olayı yazmamda ki en büyük sebep elbetteki içimizde ki insan olamayan yüzsüz ve savaş isteyen kendini bilmez milyonlarca insan... Sözlüklerle, twitterda, facebookta direk pkklı bunlar diye etiketlenmiş binlerce kez öldürülmüş tekrar tekrar sosyal medyada taranmış bu çocuklar..

Ölümleri kıyaslama yapmaya çalışanlar var. Onlarda kürttü, en iyi ölü kürt diyenler iyi olmuş diyenler. İnsan ölümlerine sevinir hale geldik. Bu sevinenler yarın öğretmen oluyor. Kendi boş beynini dolduramayan bu kişilere çocuklarımızı emanet ediyoruz. Asıl sorun bu tarz ölümlere sevinenlerdir. Nasıl bir gelecek nesil göreceğimiz ortadadır.

Türklerin Periscope ile İmtihanı

Pazartesi, Ağustos 03, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok
Periscope Maceraları ...

Geçenlerde telefonumda yüklü olupta pek hiç kullanmadığım uygulamaları bir bir silerken Periscope uygulamasına rastgeldim. İndirdim ama kullanmamıştım bi ara merakla indirip du bakalım diye atladığım bir uygulamaydı. Dün evde canım sıkılmışken bir gireyim dedim biraz da bağımlılık yaptı desem yeridir. Gezide stream tv gibi birşey. Hani bir daha gezi olursa zello gibi, stream.us gibi işimize yarayacağını düşünüyorum. Aslında farklı insanlar farklı yaşamlar görmek için girdim. Dünyadaki ve türkiyedeki canlı yayın yapan insanlara denk geldik. Neler yoktu ki Meme var meme diyenler, izleyin, soru sorun diyenler saz çalıyom dinleyin diyenlere kadar...

Neden bilmiyorum bizim kadınlarımız hakaretleri sindirmişler sanırım. Soruyorsun sana küfür ediyorlar rahatsız olmuyor musun onların cevabı bende onlara küfür ediyorum ne rahatsız olacağım demek oluyor. Bazıları blokluyor vs vs. Genelde bir kadının yaptığı yayınlar yüzlerce insan tarafından izleniyor. birçoğu kalkıp meme yok u meme demekten öteye geçemiyor. Meme meme dedikçe bazılarının hoşuna gidiyor ha bunu kalkıp sokakta yapsan döverler ama Periscope içinde yapınca gülüp geçiyorlar. Türlü türlü insana rast geliyorsunuz.

13-14 yaşında küçüçük kızlar canlı yayın açıp oralarını buralarını ifşa ediyorlar üstüen üstük kendi kimlikleri ile bunu yapıyorlar sanırım gelecekte olacaklardan pek haberleri olmuyor. Bazılarında arkada kızım gel yemek ye diye sesler geliyor tamam anne diye de söylenişler..

Bazı insanların evlerine, okullarna , hadi soru sorayımcıların hayatlarına konuk oluyorsunuz bu yayınlarla. Bazıları sanki cnn de yayın yapıyormuş edasında,  bazıları ise hareketleri ile cool havalar içerisindeler.

Saatlerce yayın yapacakalr sansanızda yayınların ömrü 4-5 dakikayı geçmiyor ilk dakikalar ilgi fışkırması yaşasalarda sonradan bu ilki aynı şekilde sönüp kalıyor. İki üç kişinin izledi yayınlarda bile insanlarda bir ahmet hakan havası oluyor..

İnsanları gözlemlemek için iyi bir uygulama. Yabancı insanlar dertleşip hayat üzerine konuşabiliyorlar, olayları aktarabiliyorlar. Ama bizde ya maç muhabebti ya buramı açıyorum gelin yada meme var mı memeciler. Bu kadar büyük düşünüyoruz. Süper gençliğiz muazzam yani o derece..

Sıkıldığımda artık insanları izliyor gözlemliyorum ..


Kendinize iyi bakın cuT!

Kızıloğlu Mobilya Yenilendi

Cumartesi, Ağustos 01, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok

Kızıloğlu Mobilya Web sayfası yenilendi. İsmail bey'e teslim edildi. Arama motoru optimizasyonu, gelişmiş galeri, tam ekran tema ve içeirk yönetim sistemi ile birlikte. Denizlide iseniz evinize mobilya mı lazım girip sitemizdeki yüzlerce ürünü de inceleyebilirsiniz. Ben yaptım diye demiyorum güzel oldu güzel :))

KIZILOĞLU MOBİLYA 

Kendi Blogunu Yazmak

Cumartesi, Ağustos 01, 2015 Yazar: ters LALE... , Yorum yok

Eskiden beri herkesin kendini bir anlatma çabası vardır. Biraz dünyaya seslenme , heyo heyo buradayım ben diye biraz belli etme çabası. Eskilerdeki günlüklerin sanal aleme taşınmış birazda kamyonla ziyaretçi bırakılmış hali de denebilir.

bir hikaye : Eyvallah!

Pazar, Temmuz 19, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok
Şems Tebrizi'den bir hikaye.

“Bir gün bir dergâhın şeyhi, kendini din yoluna adamış bir dervişini çağırır. Şeyh, dervişine abdest almak istediğini ve bir ibrik ılık su getirmesini söyler.

Derviş gidip bir ibrik ılık su getirir. Şeyhin avucunun içine döker derviş. Şeyh: “ ben senden ılık su istemiştim, sen bana buz gibi su getirmişsin. Git bana ılık su getir.” Der. Derviş içinden söylene söylene gidip ılık su getirir. Tekrardan şeyhin avucuna bir miktar su boşaltır ibrikten. Şeyh “ Dervişim ben senden ılık su istedim, sen bana kaynar su getirmişsin. Git bana ılık su getir der. Derviş geldiği yere doğru yönelip söylene söylene tekrardan gidip su getirir. Şeyhin avucuna suyu döker ve o sırada da söylenmektedir. Şeyh kafasını yerden kaldırmadan dervişe “ Ben bir Allah’ın kuluyum ve sen daha bana sabır gösteremiyorsun. İçinden dünyanın küfrünü ediyorsun. Ben seni nasıl bu dergâhta tutabilirim. Sen, bu sabırla derviş olamazsın. Topla eşyalarını ve var git yoluna. Yolun açık olsun.” Der. Derviş bunları duyduktan sonra şeyhinin onu sabır sınavına tabii tuttuğunu anlar ve özür diler ama iş işten geçmiştir. Şeyh, dervişi affetmez. Velhasıl derviş yollara düşer. 

bir pikaçu geçti , doğrularla yalanlarla...

Pazartesi, Temmuz 13, 2015 Yazar: ters LALE... , , Yorum yok


Bir insan ya gitmek ister ya da kalmak...
Gidenler üzüntüyü çarşaf yapıp üzerine yatar ve o çarşafın üzerinde bin bir zevk içinde hayatla sevişir...
Kalanlarsa vasat hayatlarını, bir ürünün taban ve tavan fiyatlarına benzeyen taban ve tavan duygular içinde yaşayarak yerleşik düzenin sokak lambaları haline gelir...
Hakan Günday - Zargana

Not : bu bir saçmalama yazısıdır. Ciddiye almayın. 

Açıklaması olmayan ayrılıkların başlangıçları vardı zamanımın kollarımda. Sanki hep yaşamam gereken bir kadermişçesine. Sanki her güzel günden sonra birer kötü gün geçirmek zorundayız. Yada her güzel günün bir sonu var bunu farkeder olmuşum.. Hayatta mutlu eden herşeyin geçici olduğu herşeyin bir çıkar çubuguna asılı kaldığını hala anlamamakta ısrar eder vaziyetteyim. Bu hale nasıl geldim nasıl başardım açıkcası onu da bilmiyorumç Herşey geçer derken aslında herşeyi her sabah üzerinden onlarca kez geçip unutamamak neden ki?

Bizim Büyük Çaresizliğimiz!


Bizim büyük çaresizliğimiz Barış bıçakcının bir romanı. Bu aralar kitabı e reeder veya telefondan okumak daha bir cazip geliyor bana. Gece uyurken uzanırken sağ sola dönmeden rahatça elimde okuyup üzerine not almak tembellikten olsa gerek iyi geliyor :)

Şikayet Var Kurnazlığı !

Cuma, Temmuz 10, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok


Şikayet var her ne kadar tüketiciye yönelik bir site olarak gözüküyorsa da aslında birçok firmanın da düşmanı. İlk zamanlar firmaların bu siteye düşman olmalarının normal olduğunu düşünüyordum. Hali hazırda sanal alemde firmalar hakkında birçok konuda bilgi alabildiğim bir kaynak idi. Bunun buradan şuanki farklı düşünme boyutuna getiren olay ise şimdiki çalıştığım firmada başıma geldi. 15 Adet şubeli bir imalat fabrikası olarak çalışıyoruz. 200 kadar çalışanımız var bunları kontrol etmek gerçekten zor.

kendi çeperini yırtma çabası ...

Çarşamba, Temmuz 08, 2015 Yazar: ters LALE... Yorum yok




iple çekmek

ölümü.

ipini çekmek

hayatın.

İnce ve iyi  bir insan olmak benim için çok önemliydi. Artık pek halim kalmadı, Bununla başa çıkmakta hayli güçlük çekiyorum. Bir ışığım varmışcasına ışığımı kaybetmiş gibiyim. Başa çıkılmaz bir gitme isteği oluştu. Kendi çeperi mi yırtıp gitmek.

Smmm Staj Başlatma Ders Notları

Cuma, Temmuz 03, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok

Smm staj başlatmak için bayağı çabalayan arkadaşlar var. Bende bu sınava ilk kez gireceğim açıkcası kaynak konusunda internette çok birşey bulunmuyor.  Mali müşavir olup köşeyi döneceklerini düşünen kesimde çok . Bunun için 10-15 yıl vermek gerekiyor ve kocaman bir çevre. Yeni yasalarla sorumluluğa boğulmuş bir meslek ayrıca..

Web'e sıfırdan giriş...

Cuma, Haziran 26, 2015 Yazar: ters LALE... , , , Yorum yok
Eskiden beridir küçük küçük script editlemeye modlamaya merak sarmış küçük şirketler ve işler için bunu adeta zevk ile yapıyordum. Zamanla büyük işler aldıkça tökezlemeye başladım. Yarım bilginin pek bir işe yaramayacağını anlamam biraz geç sürdü. Zevk olsun diye yaptığım işten ekmek kazanmaya başladığımı fark etmem de bununla beraber geç oldu..

Herşeye sıfırdan başlamaya karar verdim. Önce kendi blogumu kendim kodlamaya başlayıp sonra sıfırdan kendi emeğimle birşeyler ortaya çıkarmaya karar verdim. Html'den başlayıp, css java jquery ile devam edip php ile devam edeceğim. Öğrendiğim şeyleri de blogda küçük küçük yayınlamaya başlayacağım. Uzun süre nereden başlamam gerektiğini kestiremedim bayağı bir araştırma sonunda bugün bu adımı atıp başlıyorum ...